Herşey mi üst üste gelir – Büşra SARIKAYA

Gece gece nerdende geldiysen aklıma…
Gerçi aklımdan çıkıyor musun , sorsana ?
Yine uyku yok bu gece…
Ve tabiki ;İçimdeki acının eşliğinde…

…Aynı vakitteyim; gittiğin günde ,
Ve saatte…
Sanki günlerim doğmuyor , yelkovan bir türlü ilerlemiyor…
Bunlarında cabası gibi sanki ; Herşey üstüme geliyor…
Senden sonra toparlayamadığımdan mıdır nedir diğer tüm ilişkilerim bozuluyor birbir…
Hiç beklemediğim insanlardan ummadıklarımı görüyorum…
Seni özlemek yeterince acı vermiyormuş gibi birde en güvendiklerimden tadıyorum hayatın acı sillesini…
Yapmaz dediklerim arkamda bildiklerim yakıyor en çokta yüreğimi…
Sanki sen yeterince yakmıyormuşsun gibi…
Omzunda ağladıklarım , sırtımı dayadıklarım destek verdiklerini sanıyorken ben , köstek oluyorlar işte…
Herşey mi üst üste gelir ?
Yada hayat bir insanı bu kadar mı çok incitir…
Eksikdikçe eksiliyor parçalandıkça parçalanıyorum…
Sana ihtiyaç duyuyorum daha fazla…
Desteğini arıyorum yanımda…
Belkide sen olsan , seninle olsam bu denli yıkılmazdım, yıpranmazdım yaşadıklarımda…
İşte böyle bitmeyen noktalarım var benim (…)
İçimdeki sakladıklarım çığlık atarken, benim bastırdıklarım…
Söylediğim ama araya temkinide eklediğim…
Dedim ya böyle işte…
Ne noktalarımın sonu gelir nede acılarım biter benim…
Hayat bu ya ; Nefes almak tek tesellim .

Büşra SARIKAYA

Benim bu suskunluklarım boşuna değil

Kimseyi kırmayayım diye uğraşırım..
Herkes iyi olsun diye..
Susarım bu yüzden..
Öyle herkes gibi küçük şeylere takılmam..
Güler geçerim çoğu zaman..
…Kırılırım ama yinede kırmam..
Üzülürüm belli etmem..
Sanarki dışarından gören biri; Dertsiz..
Tasasız..
Öyle herşeye gülüp geçmemi; umursamaz..
Böyle sanarlar işte..
Oysa içimde yaşarım.. Öyle bir yaşarım ki dışımdaki sessizliğe inat fırtınalar kopar bedenimin her yerinde..
Biriktiririm.. Kimseler üzülmesin yada en azından benim yüzümden üzülmesin diye..
Bilirler evet belkide herşeyimi.. Ama hep belli yüzlerini bilirler..
Bilmezlerki daha ne tarafları var..
İçimdeki kızgınlığı durdurmasını bilirim..
Bunu becerebilirim..
Ama herkesinde bir sabrı var..
Susarak nereye kadar ?
Gün gelir öyle bir konuşurum ki kimse anlayamaz bunun sebebini..
Ancak herkes birşeyler çıkarır içinden kendine..
Gün gelir tükenir sabrım ve içimdeki kızgınlığı susturamazsam eğer tanıyamazsınız beni..
Sustuklarım birer birer dökülür ortaya..
Geçiştirdiklerim gülüp geçtiklerim yığılır bir anda üst üste..
Ve çok geç olur o zaman..
Beni anlarsınız elbet ama büyük bir pişmanlıkla..
Kırdığınız zamanlarımda anlmadığınız yada anlamak istemediğiniz beni anlayıverirsiniz bir anda..
Benim bu suskunluğum boşuna değil elbet vardır fırtınası sonunda..

Büşra SARIKAYA

Can ‘ dediklerin..

Can deriz.. Canım deriz..
Onun iyiliği için; sırtını sıvazlamak yerine her hatasında yüzüne vururuz..
Vururuz ki kimselerin söylemediğini en yakını söylesin ona ki daha az acısın..
Hatalarını başkalarına karşı savunuruz örtpas ederiz incinmesin gururu diye..
Onun yerine , en uzaklarının yerine , biz uyarırız onu..
…Yapmaması gerekenin üstüne gider hatta sıkarız ama iyiliği için..
Kötülüğüne dair hiçbir art niyet taşımadan düşüncelerimizde..
Kendimizden önce ona çabalarız..
‘İdare etmek’ deyimini en çok onun için kullanırız..
Kullanırız ki zor durumda kalmasın..
Mutluluğunda uzakta kalır, onun mutlu olmasını gülümseyerek karşılarken; ağladığında hiç çekinmeden omuz uzatırız..
Teselliyi başka kollarda arayıp istemediğinde bile, belki yüzsüzlükle yinede yanında oluruz..
Bizde insanız ve bizde kırılırız..
Ama cahilliğine verir, aklının hovardalığına verir susarız..
Bir adıım önde hisseder kendini senden daha iyidir ya..
Bunada ses çıkarmaz o böyle mutluysa deriz..
Canı sıkkınken bize bağırmasına bizi terslemesine sesimiz çıkmaz yine..
Vefalı olalım diye..
Kardeştir çünkü..
Candır.. Canındır..
Sonra birgün kardeşin bildiğin hani derler ya eskiler..
Konuşmayıp dinlediğin , ağlayıp sakındığın..
Öyle bir ters gelirki sana..
Ve öyle bir damarından bulur ki seni..
Kırılırız dediklerin ufacık kalır yanında..
Bu defa susulucak gibi değildir..
Yinede kardeş dersin ama..
Sonra bir kez daha ve bir kez daha..
Artık incinmişsindir..
Ve hani seninde bir şeyler gücüne gitmiştir..
Yaptıklarını başına kalkmak gibi değilde bunca fedakarlığı nasıl unutur derdine susamayıp söylersin bunca zaman onun yanında kimse yokken senin olduğunu..
Ve sonuç bu ya ;
Oda güler buna ve sen olmasaydında olurdu der..
Ve bu hepsindende ağır gelir işte..
Kızarsın ama ona değil yinede..
Kendine ; Belkide ben hatalıyım diye..
Sana yapman gereken tek şey kalır ve yaparsın..
Sessizce köşene çekilirsin ve izlersin artık olan biteni..
Bazen için gider dayanamazsın çünkü görürsün sen olmadan idare edemediğini..
Ama yinede o böyle istiyor ya dersin durdurursun kendini..
Bazen onada kızarsın sizi şu duruma getirdi diye..
Ama uzun sürmez kendine olan kızgınlığın ağır basar çünkü..
Artık hayatın onun hayatı olduğunu kabullenmen gerekir ve sessiz köşenden onun için mutluluk dilersin..
İşte can dediğin canım dediğin bunu yapar sana..
Ama sen yinede denildiği gibi mutluluk dilersin sadece mutluluk..
Ne bir beddua nede bir ah..
Canın dediklerin bunu yapar ya , seninde dilin varmaz artık kardeş demeye bir başkasına..

Büşra SARIKAYA

Aşık olduğunda..

Sevgiye inancı kalmamış biri olmuştum..
Aşk mı ? Aman uzak dursun diyenlerden..
Hayal kurmaktan korkar….. Birine güvenmekten çekinir olmuştum işte..
Yalnızlığı kaçış belleyen hatta tek sevdiği yalnızlık olan..
‘Seni seviyorum’lar sahte gelir aşka dair verilen sözler unutulacak birgün gözüyle bakardım her sevgiliye..
Bir kere dilim yandı ya tövbe etmiştim sonrasına..
Mutlu olmayı bile öğrenmiştim eksikte olsa..
Ama yüreğine söz dinletemezsin..
Öyle biri çıkarki karşına ettiğin yeminleri gözün görmez biranda..
Hani söz vermiştin kendine bir başkası olmayacak adına ?
Güvenmek yoktu hani öyle bir daha..
Bir başkası girmeyecekti ve merkez olmayacaktı hayatında ?
Tüm bunlar belliki unutturmuş sana ;
Geçmişi bırak dünyayı gözün görür mü sanıyorsun aşık olduğunda..

Büşra SARIKAYA

Vazgecebilmeli Insan – NAKAHA

vazgecebilmeli insan,
bazen yoluna devam edebilmek icin
sevdiginden vazgecebilmeli mesela
ya da sevdigi icin yolundan..

vazgecebilmeli insan,
bazen daha albenili bi hayat icin
dostundan vazgecebilmeli mesela
ya da dostu icin o hayattan..

vazgecebilmeli insan ki
o vazgectikleri; keskeleri,
o vazgec(e)medikleri; iyikileri,
olsun..
vazgecebilmeli ki
kirginliklar..
mutluluklar..
hepsi birarada bugunu olustursun..

03/06/2010  01:40

Biraz Değiştim – Can Yücel

Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum…

Günaydin – YALIN

Besbelli uzun zamandır aynayı kendine döndürmüyorsun
Yitirilenler apaçık ortada sen hala yüzüme gülümsüyorsun

Aşk içinde misafir olmaz
Ya yalnız sen ve ben
İki gönül arasına üç saklanmaz
Ya yalnızlık ve ben
Ya o ya ben
Ağlaya ağlaya senden vazgeçiyorum

Yasaklandın
Hep saklandığın bu kalpten kovuldun sen
Isınıp uyumayı unut
Sarılıp ağlamayı da
Günaydın gittim ben

Git – Candan Erçetin

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar
Hadi git benden sana dilediğince izin
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin
Git iş işten geçmeden git
çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın
Oysa ki hep yedekte hep elde var saymıştın
Hadi git ne bir adres ne bir hatıra bırak
Zannetme ki pişmanlık mutluluk kadar ırak
Git iş işten geçmeden git
çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Ne vedaya gerek var ne de mektuba hacet
Git de Allah aşkına bir selama muhtac et
Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan
Git iş işten geçmeden git
çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Kopsun nerden inceyse artık bu bağ bu düğüm
Her gece daha berbat daha vahim gördüğüm
Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum
Sırf sana üzülüyor sırf sana acıyorum
Git iş işten geçmeden git
çok geç olmadan vakit
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git
Günahıma girmeden
Katilim olmadan git

Ah Ulan Riza – Yusuf HAYALOGLU

Ah Ulan Riza!

Neden hala gelmedi ..
yoksa..
Saatimi sasirdi bu hiyar?
Gerci hic saati olmadi ama en azindan
birisine sorar …
Cebimde bir lira desen yok!
Madara olduk meyhaneye
Ah esek kafam benim ..
Nasilda güvendim bu hergeleye !..

Gelse baliga cikacak dik ,
Ne cekersek kizartip birayla yutacak dik
Kafamiz tam olunca sarkilar döktürüp
Enteresan hayallere dalacaktik…

Bu sandali geçen hafta denk getirip
Calintidan düsürdük…
Arkadaslar israr etti,
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düsündük…

Saat sekizde gelecek di,
Bana birkac milyon borc verecek di
Yoksa o nemrut karisi kacti da
Onun pesinden mi gitti?

Eger öyleyse yandik,
Gudubet gene yapti yapacagini!..
Gecen senede merdivenden itip
Kirmisti Riza’ nin bacagini…

Kadinda boy su kadar;
Kalca firildak, göz patlak, kafa catlak!..
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya horlarken Riza’ yi bogacak…

Bak simdi acidim, ask olsun adama…
Ben olsam vallahi bas edemem!..
Hele bes tane velet var ki boy boy,
Allah’tan düsmanima dilemem!..
Aslinda iyi cocuktur Riza, efendi huyludur,
Herkesin suyuna gider…
Yoksa kaliba vursan hani,
Tek basina on tane adam eder

Bir keresinde, hiç unutmam
Üc-bes zibidi haraca dadandi;
Riza sandalyeyi kaptigi gibi
Herifleri hastaneye kadar kovaladi!..

Ayni mahallede büyüdük, ayni kizlari sevdik,
Ayni kafadaydik…
Orta ikiden biraktik, matematik agir geliyordu,
Biz baska havadaydik…

Ayni gömlegi giyer, ayni sigaraya takilir,
Ayni takimi tutardik…
Fener’ in her macinda iddialasip
Millete az mi yemek ismarladik!..

Bir tek askerde ayrildik
Bana Bornova düstü, ona Gelibolu…
Döner dönmez evlendirdiler
En büyük salakligi da bu oldu!..

Bense hic düsünmedim zaten paramda yoktu
Hep tek tabanca gezdim
Benim begendigimi anam istemedi,
Onun gösterdigini ben sevmedim!..

Neyse bunlar derin mevzu…
Anlasildi bu herif artik gelmeyecek…
Ufaktan yol alayim
Anam evde yalniz, simdi merakindan ölecek!..
Gittim vurup kafayi yattim,
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldigini…
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpip
Hastaneye kavusamadan can verdigini!..

Vay be Riza!..
Sonunda sende düsüp gittin Azrail in pesine !..
Dün bosuna günahini almisim,
Ne olur kizma bu kardesine…

Öglen kahvede söylediler, Riza öldü, dediler
Ne kolay söylediler!..
Sanki dev bir tas ocagini
Kökünden dinamitleyip
Üstüme devirdiler!..

Ah dostum …
o kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasil kiyip giydirdiler?
O zalim tabutun tahtalarini
Senin üstüne nasil böyle civilediler?

Yani sen simdi gittin, yani yoksun, yani
Bir daha olmayacak misin?
Yani bir daha borç vermeyecek,
Bir daha bira ismarlamayacak misin?

Peki beni kim kizdiracak,
Kim zar tutacak, kim agzini sapirdatacak?
Peki beni bu köhne dünyada
Senin anladigin kadar kim anlayacak?

Ulan Riza…
ne hayallerimiz vardi oysa,
Ne acayip seyler yapacakdik
Totoyu bulunca dükkan açacak,
Adini dostlar meyhanesi koyacaktik…

Talih yüzümüze gülecekti be,
Kariyi bosayip sifir mersedes alacaktik
Hafta sonu iki yavru kapip
Bogaz yolunda fiyaka atacaktik!..

Ah ulan Riza…
Bu mahallenin nesini begenmedin de öte yere tasindin?
Arasira giciklasirdin ama inan ki,
Benim en kral arkadasimdin!..

Ah ulan Riza…
Ben simdi bu koca deryada tek basima ne halt ederim?
Senden ayrilacagimi sanma,
Birkac güne kalmaz bende gelirim!!!

Yusuf Hayaloglu

Ezel mi Omer mi – Nakaha

ezel mi yoksa omer mi
aldatmak mı yoksa aldatılmak mı
susmak mı yoksa intikam mı..

ezel olsam susup oturmazdım boyle,
tum uzattıgım eller beni itmisken ucurumdan.
ezel olsam bu kadar umursamaz kalmazdım,
karsımda tum silahlarıyla ustume gelenlere karsı.
ezel olsam herkesin bir tarafı olurdu benim icin,
ya benımledir ya digerleriyle her bir kisi.
ezel olsam canımı yakanların canını yakmak icin,
bir dakka tereddutmezdım sevdıklerımı bile kırmaktan.

omer olsam eger,
tum herseye ragmen yine kendime kızardım.
omer olsam eger,
her an acı ceksın ıstemezdım onlar.
omer olsaydım eger,
icten ice tum zehrimi onlara akıtmak istemezdim.
omer olsaydım eger,
bana yasattıklarını her an onlar da yasasın istemezdim.

simdi esas soru su;
ezel miyim yoksa omer mi?

17/01/2010     02:32

« Daha eski yazılar

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.